12 Temmuz 2012 Perşembe

Terapi Niyetine

Çalışma hayatının temposunu hep sevdim, en yoğun çalıştığım zamanlarda tek izin günümde Besiktas'tan karşıya geçip Kadıköy kadife sokaktaki 'Anahtar ebru atölyesi'ne gitmeye can atar, 4 saat teknenin basında yeni ebru teknikleri öğrenirken ertesi günün koşuşturmasına ruhumu hazırlardım. Tüm bunları yaparken ev temizliği, yemek ve ütü gibi sıkıcı ama zaruri ev işlerini yapabilecek enerjiyi ve zamanı kendi kendime yaratırdım.
Simdi ise tüm gün evde olmanın rehavetiyle birbirinin aynı günlere uyanıp, sıradan bir kaç ev işi ve market alışverişi ile günü bitirmenin sıkıntısını yaşıyorum. Buna bir son vermek için geç bile kaldığıma karar verdim ve harekete geçtim. O günden beri ev yapımı seyler deniyorum.
Önceliği kendimi ödüllendirmek adına sevdiğim ve yapımı kolay bir reçele verdim. Çilek reçeli yaptım ve her sabah kahvaltıda ve tatlı krizlerimde yoğurduma katıp meyveli yoğurt niyetine yediğim anlarda ev yapımı seylerin ne kadar faklı olduğunu düsünüp kendi kendime büyülendim. Üstelik yemek yapmayı ve yedirmeyi çok seven bir annenin kızıyken bunları düsündüğüm için kendi kendimi yadırgadım. Sanırım beni mutlu eden ev yapımı olmasından çok kendim yapıyor olmamdı. Reçelimden bloğumda bahsetmeyi düsünmediğimden fotoğraflamadım ancak sonraki merakım 'mum yapımı'  bloğum için fotoğrafları hazırlamaya basladım bile..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder